Yrd. Doç.Dr. Ayhan CEYHAN'ın sitesi

• 2/6/2007 - Hayvan Genetik Kaynakları

Kategori: Makale

Türkiye’de Hayvan Genetik Kaynaklarını Korunma Çalışmaları

Conservation Studies of Animal Genetic Resources in Turkey

Ayhan Ceyhan

Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü, 10200 Bandırma/BALIKESİR

Özet

Dünyada az sayıda hayvan türü, hayvansal üretim amacı içi evcilleştirilmiş ve üretimin yaklaşık %90’ı bu türlerden üretilmektedir. Son zamanlarda bu türler arasında ırklar ve hatlar hızla azalmaktadır. Çevre koşullarına şimdi iyi adapte olan ıslah edilmiş ırklar, gelecekte yeni koşullara adapte olamayabilirler. Bu yüzden çok ekonomik olmayan yerli gen kaynaklarının korunması son derece önemlidir. Yerli genetik kaynaklar gelecekte yapılacak seleksiyon çalışmları, kötü koşullara  uyum, hastalıklara dayanıklılık ve diğer konular için bir kaynak olabilir. Pek çok gelişmekte olan bölgede, yerli ırklar çoğu kez verimli bir üretim aracı değildir. Fakat bu ırklar özellikle iklim, besleme, hastalıklar ve parazitler gibi çevre koşullarına uyum sağlamışlardır. Dünyada son yıllarda genetik kaynaklarının korunması konusunda  çalışmalarda hızlı bir artış gözlenmektedir.  

Abstract

A small number of species are domesticated and used for animal production: Animal production has been approximately 90 % of the total production from these species. Nowadays among these species, the number of breeds and lineages are declining. Some improved breeds appearing to be well adapted to environment now, may not be adaptable of new conditions in the future. Because it is very important to protect and keep traditional breeds which are not preferred presently. They migh be a resource of genes for future selection works, with objectives of adaptation to adverse condition, disease tolerance, etc. In many developing regions, local breeds are often not very efficient interm of productivity. But they are particularly adapted to environmental conditions: climate, feed, diseases and parasites. A rapid increase has seen on  world’s genetic resource conservation studies in recent years.

KORUMA NEDENLERİ

Hayvan genetik kaynakların  korunmasının temelde üç nedeni vardır. Bunlar; ekonomik potansiyelleri, bilimsel çalışmalarda kullanım olanakları ve kültürel nedenlerdir (Henson, 1992 ve Ertuğrul ve ark. 2000). Hayvan genetik kaynakları, biyolojik çeşitliliğin bir unsuru olup insanların gıda ve tarım alanında ihtiyaç duyduğu talebi karşılamakta, gıda güvencesi ve hayvancılığın geliştirilmesinde hayati önem taşımaktadır. Özellikle çiftlik hayvanlarının yok olması doğrudan insan yaşamı ile ilişkilidir ve konunun ekolojik yönü yanında sosyo-ekonomik yönü de bulunmaktadır. Yapılan ıslah, melezleme çalışmaları ve son yıllarda hayvan ithallerinin hız kazanması, diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de aynı sonucu doğurmuş; genetik çeşitliliğin azalması veya kaybolması tehlikesini beraberinde getirmiştir. Ülkemizde ırk özelliklerine dayalı detaylı bir sayım yapılamadığından ırkların bugünkü sayıları hakkında kesin rakamlar vermek mümkün olmamakta ve hangi ırkların tehdit altında olduğu açıkça ortaya konamamaktadır. Diğer yandan, yerli ırklardan ekonomik beklentilerin karşılanmaması sonucu (Okumuş ve Mercan 2004) her geçen gün yerini yüksek verimli hayvanlara bıraktığı, hatta bazı ırkların daha tam olarak tanımlanamadan yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı bilinmektedir. Adaptasyon yeteneği yüksek yerli ırklarımızın korunması ile ıslah çalışmalarına temel oluşturacak genetik çeşitlilik kaybedilmeden, melez üstünlüğünden yararlanılabilecektir. Yakın gelecekte, çevresel değişikliklere bağlı olarak oluşacak  sorunların çözümünde yerli ırkların sahip olduğu kimi genler ticari bir unsur olarak karşımıza çıkabilir. Bölgelerin kültür ve geleneğinin parçası olan yerli ırklar, eğitim ve araştırma materyali olarak kullanılarak temel biyolojik ve fizyolojik araştırmalar, besleme ve üreme veya farklı fizyolojik ve genetik seviyelerde iklime dayanıklılık çalışmalarının yanında genetik olarak farklı olan ırkların hastalıklara karşı direnç çalışmalarında kullanılabilir (Anonim, 2004), yerli ırk  koleksiyonu gelecek nesillere bırakılacak genetik bir miras olması nedeni ile korunmalıdır (Anonim, 2005 ve Soysal ve ark. 2004).

MEVCUT DURUM

Dünyada birçok etkene bağlı olarak hayvan genetik kaynakları tür, ırk ve gen düzeyinde azalmakta yada yok olmaktadır. Bu durum biyolojik çeşitliliğin temel özelliği olan genetik varyasyonu iyice azaltmaktadır. Bu azalış tüm dünyada olduğu gibi Türkiye içinde söz konusudur ve yaklaşık 25 milyon koyun, 6.5 milyon keçi ve 10.5 milyon sığır bulunmaktadır (DİE, 2005).  Hayvansal genetik çeşitliliğin azalması gelecekte ortaya çıkabilecek kuraklık, hastalık gibi felaketler veya sosyo-ekonomik değişiklikler sonucu ihtiyaç duyulabilecek yeni genotipleri geliştirme şansımızı kayıp etmek anlamına gelmektedir.

Dünya genelinde sığır, koyun, keçi, at, domuz, manda ve eşek türleri dahil toplam 2944 ırktan 2126 sının sayısal mevcudu bilinmekte ve bunların 498’i yok olma riski altındadır (Ertuğrul ve ark. 2000). Yine dünyada gelecekte 70 inek, keçi, koyun, domuz, at ırkı veya kümes hayvanlarının nesli tükeneceği sanılmaktadır.

Dünyada hayvan gen kaynaklarının korunmasına ilişkin görüşler ve buna bağlı  olarak da koruma girişimlerinin geçmişi 1960’lı yıllara uzanmaktadır.  Bu  çalışmalar; resmi, sivil, özel ve gönüllü kurum ve kuruluşlar tarafından etkin bir  şekilde yürütülmeye çalışılmaktadır. Türkiye’de  hayvan  gen  kaynaklarının korunmasına ilişkin görüşlerin ortaya  atılması 1980’lerin ikinci yarısına rastlar (Ertuğrul ve Akın 1988). Türkiye’de genetik kaynakların idaresi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından koordine edilmektedir. Evcil genetik kaynakların korunması projesi 1995 yılında başlatılmıştır (Akın 2004). Çalışmalar, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün (TAGEM) görev, yetki ve sorumlulukları çerçevesinde yürütülmektedir. Hayvan Islahı yasası 10.03.2001 tarihinde ve bu yasa uyarınca hazırlanan “Hayvan Gen Kaynaklarının Korunması Hakkında Yönetmelik” 19.03.2002  tarihinde yayımlanmıştır. Hayvancılığın desteklenmesi hakkında  uygulama esasları tebliği de 8 mart 2006 tarihinde yürürlüğü konulmuştur. Diğer yandan Tarım ve  Köy İşleri Bakanlığının desteğiyle, 10 üniversitenin işbirliğinde yürütülecek ve 'TÜRKHAYGEN-1' projesi 2007 yılında başlatılmış ve yerli genetik kaynakların yumurta hücreleri, sperm ve embriyo gibi canlıya dönüşebilecek materyalleri toplanarak gen bankasında korunması sağlanacaktır.  

Hayvan genetik kaynaklarının korunması projesi kapsamında 9 koyun ırkı (Dağlıç, Herik, Kıvırcık, Sakız, Gökçeada, Hemşin, Çine Çaparı, Karagül, Norduz), 3 keçi ırkı (Ankara keçisi, Honamlı keçisi ve Kilis Keçisi), 6 sığır ırkı (Yerli Kara, Kilis Sığırı, Yerli Güney Sarısı, Boz ırk, Doğu Anadolu kırmızısı, Zavot) ve 1 Manda ırkı (Anadolu Mandası) yerinde koruma altına alınmıştır.

Yerli sığır genetik kaynaklarından Yerli Kara, Boz Irk, Doğu Anadolu Kırmızısı, Kilis Sığırı, Kultak Sığırı ve Zavot sığırları yok olma tehdidi altında bulunurken,   Halep Sığırı, Çukurova Sığırı, Dörtyol Sığırı, Kırım (leh) Sığırı, Kıbrıs Sığırı, Seferihisar Sığırı, Kafkasya Sığırı, Malakan Sığırı Diyarbakır Sığırı, Karacadağ  Sığırı, Urga Sığırı, Siyah (Kalmuk) Sığırı, Eleşkirt Sığırı ve Karaisalı Sığırıları yok olmuştur (Ertuğrul ve ark. 2000 ve Demirulus 2004).

Yerli koyun genetik kaynaklarından Akkaraman, Morkaraman, Ulaş Akkaraman, İvesi, Karayaka ve Gökçeada ırkları için tehdit yok, Güney Karaman, Dağlıç, Herik, Tuj, Kıvırcık ve Hemşin koyunları için tehdit altındadır. Sakız, Çine Çaparı ve Norduz koyunları ise ağır tehdit altında olan ırklardır. Diğer yandan Karakaçan, Ödemiş ve Halkalı yok olmuş koyun ırklarındandır (Kaymakçı ve ark. 2000, Ertuğrul ve ark. 2000).  

Yerli keçi genetik kaynaklarından Kıl ve Kilis keçisi için tehdit yok, Ankara keçisi tehdit altında bulunurken, Malta ve Norduz keçisi ağır tehdit altına olan keçi ırklarıdır. Yerli genetik kaynakların korunmasında temel yaklaşım her ırkın kendi doğal yayılma bölgesinde, yeterli sayıda hayvanın korunması şeklinde devam etmektedir.    

KORUMA  YÖNTEMLERİ 

Hayvan genetik kaynakların korunması için uygulanan temelde 3 metot vardır (Henson 1992; Ertuğrul ve ark. 2000; Sørensen, 2003 ve Demirulus; 2004).

1- Yerinde Canlı Koruma (İn-situ): Bu yöntemde hayvanlar doğal yetiştirme bölgelerinde yeterli büyüklükte sürüler halinde korunur. 

2- Dondurarak Koruma (Ex-situ): Koruma altına alınan canlı genetik materyalden uygun yöntemlerle alınan yumurta, embiryo, spermin dondurularak (-196 derece sıvı azotta) saklanması esasına dayanmaktadır. 

3- Genetik bilgiyi, DNA seğmenti olarak koruma: DNA, dondurulmuş kan örnekleri veya diğer hayvansal dokular yada DNA parçaları (seğmentleri) gibi genetik bilgilerin uygun koşullarda saklanması yöntemdir.

Türkiye’deki genetik kaynaklarının korunma projesi yerli genetik kaynakların yetiştirme bölgesine yakın araştırma enstitülerinde koruma şeklinde başlamış, daha sonra yerinde koruma ve dondurarak koruma şeklinde proje devam etmektedir.  

SORUNLAR

Yerli hayvanların düşük verimli olması nedeni ile yetiştiricilerin ellerinde bulunan yerli hayvanları kültür ırkları ile melezleme yapılması yerli gen kaynaklarının hızlı bir şekilde sayısal olarak azalmasına neden olmaktadır. Tarımın entansifleşmesi ve insan  nüfusunun artması ile birlikte ihtiyaçlarda artmaktadır. Bunun getirdiği baskılar  nedeniyle sürekli olarak yüksek verimli genotiplere gereksinim duyulması ve yerli hayvanların sayısı azalmakta fakat kültür hayvanlarının sayısı artmaktadır.  Koruma yöntemlerinin pahalı ve uzun  süreç gerektirmesi nedeniyle mali zorlukları beraberinde getirmektedir. Yerli gen kaynaklarının korunması çalışmalarına kamu kurumları kadar, özel sektör, yetiştirici birlikleri ve diğer sivil toplum kuruluşlarından yeteri kadar destek  alınamamıştır. Yerli hayvanların ırk düzeyinde sağlıklı envanterinin olmaması nedeniyle hangi ırkın ne ölçüde tehdit altında olduğu konusunda belirsizlikler oluşturmaktadır. Diğer yandan genetik kaynakların korunup saklandığı ve araştırma faaliyetlerini koordine edilip yönetildiği bir enstitünün bulunmaması  sorunlar arasında sayılabilir. 

ÖNERİLER 

Son yıllardaki yerli genetik kaynakların korunması ile ilgili yapılan çalışmalar ve elde edilen deneyimler doğrultusunda öneriler aşağıda sıralanmıştır.

Yerli genetik kaynakların detaylı envanter kayıtlarının çıkarılması ve hangi ırk yada genotiplerin risk altında olduğu saptanmalıdır. Yerli genetik kaynaklarının, gelecekte sunabileceği muhtemel faydaları ve önemi basın yayın organları aracılığı ile kamuoyunun bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gereklidir. Yerli hayvan yetiştiricileri ekonomik yönden ve kurulan birlikler ise teknik yönden daha fazla desteklenmelidir

Genetik kaynakların korunma çalışmaları yerinde koruma (in-situ) ve dondurarak koruma (ex-situ) yöntemlerinin aksatılmadan yürütülmesi zorunludur. Bugün tehdit altında olmayan yerli hayvan yetiştiricileri ve ilgili birlikler ile iletişim kurulmalıdır. Ülkemizin sahip olduğu genetik çeşitlilik gelecekte etkili bir güç olarak değerlendirilmelidir.  Tarımın entansifleşmesine bağlı olarak yerli genetik kaynakların doğal yayılma alanlarından uzaklaştırılmasına izin verilmemeli, gerekirse her ırka özel yetiştirme alanları ilan edilmelidir.

KAYNAKLAR

Akın, O. 2004.  Annual Report On Angr Activities In Türkiye 10th Erfp Workshop On Animal Genetic Resources. Bled. 04 September 2004.

Anonim, 2004. Biyoteknoloji  ve Gen Teknolojileri Stratejisi Vizyon 2023 Projesi Biyoteknoloji  ve Gen Teknolojileri Strateji  Grubu. Ağustos 2004. Ankara

DİE, 2005. Türlere Göre Canlı Hayvan Sayısı.www.die.gov.tr.

Demirulus, H. 2004. “Hayvansal Gen Kaynakları” Ne Durumda? Ekoloji Magazin Dergisi. Sayı : 1.Sayı (Ocak - Mart 2004). http://www.ekolojimagazin.com/

Henson, E.L. 1992. In Situ Conservation of Livestock and Poultry.  Food And Agriculture Organızatıon of The United Natıons Rome, © Fao And Unep 1992  M-22 Isbn 92-5-103143-6.

Ertuğrul, M., Akman, N., Dellal, G., Goncagül, T., 2000. Hayvan Gen Kaynaklarının Korunması ve Türkiye Hayvan Gen Kaynakları. Türkiye Ziraat Mühendisliği V. Teknik Kongresi (2 CİLT) Yayın No:38, Ankara.

Mercan, L., Okumuş, A.,  2004.  Hayvancılıkta Genetik Çeşitlilik Ve Dad-Is 4. Ulusal Zootekni Bilim Kongresi.  http://4uzbk.sdu.tdu.tr/index.htm

Sørensen, P., 2003. Denmark's  Country Report on    Farm Animal Genetic Resources. Ministry of Food, Agriculture and Fisheries  Danish Institute of Agricultural Sciences.

Kaymakçı, M., Eliçin, A., Tuncel, E., Pekel, E., Karaca, O., Işın, F., Taşkın, T., Aşkın, Y., Emsen, H., Özder, M., Selçuk, E., Sönmez, R., 2000. Türkiye’de Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği. Türkiye Ziraat Mühendisliği V. Teknik Kongresi, 17-21 Ocak 2000, Ankara

Anonim, 2005. Gelişmelere İlişkin Değerlendirmeler ve Kararlar Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu Onikinci Toplantısı. 08 Eylül 2005. Ankara

Soysal, M.I., Tuna, Y.T., Gürcan, E.K., Özkan, E.  2004. Farms In Turkey:  Sustainable Development in The Preservatıon of Anımal Genetıc Resources in Turkey And in The World.  Trakia Journal of Sciences, Vol. 2, No. 3, pp 47-53, 2004

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2009-03-23 18:30:29 - berna

Yazan:
neden hhangi hayvvanları kkorurruz konusu yok



Bağlantı

Hakkımda

Yrd. Doç.Dr. Ayhan CEYHAN Niğde Üniversitesi Bor Meslek Yüksekokulu

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
Çukurova Üniversitesi
E-Devlet
Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü
Resim

Kategoriler

Arkadaşlar

Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa