Yrd. Doç.Dr. Ayhan CEYHAN'ın sitesi

• 24/6/2008 - Kuzu Besisi

Kategori: Koyun

Kuzu Besisi
1. GİRİŞ

         Yaşamın devamı için insan beslenmesinde en önemli besinin protein olduğu ve protein eksikliğinin diğer besin maddeleriyle giderilemeyeceği, yapılan araştırmalar ile belirlenmiştir. Proteinler içerisinde hayvansal proteinlere, insan vücudunda ki proteinlere yapı itibarı ile benzemesi ve bitkisel ürünlerin, sindirilebilme derecesini azaltan sellülozu içermemesi nedeniyle, insanlar hayvansal protein kaynaklarından bol ve ucuz olarak faydalanma yollarını aramaya yönelmişlerdir. Bunun yanısıra insan vücudunda oluşturulamayan bazı proteinlerin hayvansal gıda maddelerinde bulunması da, hayvansal protein kaynağının tercih edilmesinde etkin bir rol oynamaktadır.

         Dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de en önemli sorunlardan birinin yetersiz ve dengesiz beslenme olduğu bilinmektedir. Özellikle ülkemizde beslenme yetersizliğinin başlıca nedeni; toplam proteini tüketimi yetersizliği değil, toplam protein içerisinde hayvansal protein tüketiminin az oluşudur. FAO raporlarına göre, yetişkin bir insanın günlük hayvansal protein gereksinimi 35 g dolayındadır. Buna karşılık dünyada kişi başına ortalama 27 g hayvansal protein tüketilmektedir. Gelişmiş ülkelerde hayvansal protein tüketimi kişi başına ortalama 44 g, gelişmemiş ülkelerde ise 9 g. dır. Gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan ülkemizde kişi başına ortalama günlük protein tüketimi 18 g dır.

         Hayvansal protein gereksiniminin karşılanmasında et ilk sırayı almaktadır. Bunun ana nedeni , ülkemizin tarım deseni ve bu yapıya bağlı geleneksel beslenme kültürüdür. Ekonomik ve kültürel yönden gelişmiş ülkelerde kaliteli kırmızı ete yönelim vardır. Kırmızı et kaynakları arasında koyun, keçi ,sığır, domuz, deve yer almaktadır. Söz konusu etler arasında koyun et, ilk sırayı almaktadır (Çizelge1).

 Çizelge 1. Türkiye’de türlere göre et tüketiminin oransal dağılımı

KOYUN

% 45.5

SIĞIR

% 30

KEÇİ

% 10

KANATLI

% 9

DANA

% 5.5

          Ülkemizde sayısal yönden kasaplık hayvan potansiyelinin önemli bir bölümünü oluşturan kuzuların, et üretimine katkıları oldukça düşüktür. Özellikle erken yaşta ve daha düşük canlı ağırlıkta kesilmeleri gibi nedenler yanında, bilimsel anlamda bir besleme veya besi yönteminin uygulanmayışı, elde edilen et veriminin düşük olmasına neden olmaktadır (Ertürk ve Okuyan, 1995).

 Türkiye’de koyun sayısı 2006 yılı itibariyle 26. 616 912 baştır (Anonim, 2006).

         En çok koyun yetiştiren ülkeler ve koyun varlıkları aşağıda verilmiştir.

         Koyunculuk sektörü; Türkiye toplam 1.127.430 tonluk süt üretiminde %11’ni, ayrıca et üretimimizin de %27.55’ni oluşturmaktadır. Ayrıca söz konusu sektör 11.681.190 adet ham deri ve 44.690 ton kirli yapağı üretimi ile ülkemiz ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır (Anonim, 1996). Bir çok ülkede olduğu gibi ülkemiz koyunculuğunun da, verimli ve pazar için üretim yapan bir sanayi dalı haline getirilmesi zorunludur.

         Koyunculukta birim anaç başına kuzu sayısının artırılmasına çalışılırken, öte yandan elde edilen kuzulardan ekonomik bir şekilde daha fazla et üretimini sağlayacak yöntemler üzerine durulmaktadır. Tüm bu çalışmalar içinde, koyun ve kuzuların beslenmeleri ile ilgili sorunlar birinci derecede önem taşımaktadır. Ancak, iyi bir bakım ve besleme ile verimin yükseltilmesi çalışmalarının yanında et üretimi sırasında izlenen bazı yanlış uygulamaların da terk edilmesi ön koşuldur. Kuzuların erken kesime alınmaları, bu yanlış uygulamanın tipik bir örneğidir. Çünkü kuzuları yeterince uzun beside tutmadan kesime göndermek önemli boyutlarda et kayıplarına neden olmaktadır. Oysa, gerek et üretim potansiyelimizin yüksek olması gerekse halkımızın beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak koyun ve kuzu etine olan talep, bizleri bu hayvan türünden daha fazla et üretmeye yönlendirmektedir. Nitekim şimdiye değin yapılan tüm kalkınma planlarında bu hedefler dikkate alınarak çalışmalar yapılmıştır. Proje desteklemesi ile ortaya konulacak üretim kapasitesi, Kahramanmarş ili kuzu eti talebine katkı sağlayacaktır.

 2. ENTANSİF KUZU BESİSİNDE YAPILASI GEREKLİ İŞLEMLER

       Entansif kuzu besisinde aşağıda kısaca özetlenen önemli hususlar yerine getirildiği taktirde verimlilik ve karlılığın artması beklenebilir.

 2.1. Besi Öncesi İşlemler

Kuzular yetiştiricinin kendi yetiştirdiği kuzular ise, besi öncesi emme döneminde iyi kalite büyütme yemi ve kuru yonca otu ikinci haftadan itibaren verilmeli, kuzulara tüm aşıları zamanında yapılmalı ve kuzuların sağlıklı ve gürbüz olmalarına özen gösterilmelidir (Özcan 1989; Görsoy ve Kırk 1998; Ceyhan, 1998).

Kuzular satın alınacaksa tek doğmuş, gürbüz erkek kuzulardan 18-22 kg arasında olanlar tercih edilmelidir.

Kuzu başına 0.5-0.6 m2 kapalı ağıl alanı hesaplanmalıdır (Yemlik ve suluk alanları dışında).

Öğünlü yemleme uygulanacaksa kuzu başına yeterli yemlik alanı (25 cm/kuzu) hesaplanmalıdır. Yemlik yetersiz olduğu taktirde iri kuzular ufak kuzular yem yeme fırsatı vermeyecektir.

Kuzulara 24 saat temiz su sağlanmalıdır.

Besi öncesi ağıl hastalık ve zararlılar karşı ilaçlanmalıdır.

Kuzu başına 90-100 kg kesif yem ve 25-30 kg kaba yem hesap edilerek yem depo edilmelidir.

Ağıla en az 10 cm altlık serilmelidir.

 2.2. Besi İşlemleri

         Besiye sütten kesimle birlikte olabildiğince erken başlanmalıdır.

         Kuzular besiye alınmadan önce sütten kesilmeli veya en çok 2-3 hafta daha kalıntı süt emmelerine izin verilmelidir.

         Sütten kesme işlemi en geç Haziran sonunda olmalıdır.

         Kuzular ağıla geldikleri ilk gün sadece kuru ot verilmeli ve entrotoksemiye karşı 20 gün ara ile iki kez aşılanmalıdır.

         İkinci gün yine sadece kaba yem verilmeli, iç ve dış parazit mücadelesi yapılmalıdır.

Üçüncü gün :

Aynı kaba yeme ilave olarak 150-200 g beside kullanılacak kesif yem karışımı ve kaba yem verilmelidir.

Kuzulardan 10-20 adeti tartılarak besi başı canlı ağırlığı belirlenmelidir. Daha sonraki tarımlarda aynı kuzuları tartabilmek için kuzuları toz boya ile boyamamız gerekir.

Kuzular arasında büyük ağırlık farkı var ise iki gruba bölmek gerekir.

Eğer havalar çok sıcak is kuzuların kırkılması ile beside %5-10 arasında daha fazla canlı ağırlık kazancı  sağlanır.

Yetiştirici için zor olmadığı taktirde kaba yem (%10) ile kesif yem (%85-90 oranında) karıştırılarak verilmelidirler.

Kesif yem bir haftalık bir alıştırma döneminden sonra %85-90 düzeyine çıkarılmalıdır. Kuzulara verilecek yem canlı ağırlıkları ile bilinse de en iyi yol yemlikte yem kalıp kalmadığıdır. Yemliklerde az miktar yem artmalıdır. Kuzular hayatlarının ilk 100-120 gününde çok hızlı bir büyüme sergilerler.

Besinin 10.gününde antrax ve 25.gününde şapa karşı aşılama yapılmalıdır.

Kuzular ayrıca enfeksiyoz hepatite karşı 10 gün ara ile iki kez aşılanmalıdır.

Kuzular dış parazitlere karşı özellikle keneye karşı arda bir kontrol edilmelidir.

Sınırlı yemleme yapılacaksa yemleme üç öğüne bölünerek yapılmalıdır.

Ağılların havalandırması mükemmel olmalıdır. Hızlı büyüme için temiz hava şarttır.

Ülkemiz ırkları için 250 g günlük canlı ağırlık artışı normal olup 90-100 günlük beside 45 kg canlı ağırlığı geçmek çok olağandır.

Besinin değerlendirilmesi için canlı ağırlıkları (besi başı, besi ortası, besi sonu), yedirilen kaba ve kesif yem  miktarlarını ve diğer gerekli verilerin kayıt edilmesi çok önem arz eder.

Besi  40-45 kg canlı ağırlıkta bitirilmeli ve tümü birden pazara sunulmalıdır.

Besinin ekonomik analizi yapılmalı ve kar hesaplanmalıdır.

 3. BESİ MATERYALİNİN  ÖZELLİKLERİ

         Beside kullanılacak besi materyalinin seçimi çok önemlidir. Hızlı büyüyen, erken gelişen, yemden yararlanma yeteneği yüksek hayvan seçimi başarının ve karlılığın önemli bir anahtarıdır.

         Kuzuların et verimi ve kalitesi çok sayıdaki faktörlere bağlı olarak önemli değişiklikler göstermektedir. Bu faktörlerin başında özellikle hayvanın ırkı, görünümü, yaşı, cinsiyeti, beslenme faktörleri ile kondüsyon ve sağlık durumu gelmektedir.

 3.1 Irk Faktörü

         Besiye alınacak hayvanların seçiminde ırk faktörü özel bir önem taşır etçi koyun ırkları yedikleri yemleri daha ekonomik olarak ete çevirirler. Günlük canlı ağırlık artışları ve et kaliteleri yüksektir. Bu nedenle çalışılacak hayvan ırkı etçi ve prolifik bir ırk olması gerekmektedir. Ülkemiz koyun ırkları dikkate alındığında besi gücü bakımından aralarında önemli bir farklılığın olmadığı görülmektedir. Ancak ivesi koyunlarının uygun çağda batı ülkeleri etçi koyunları ile benzer benzer performans sergiledikleri pek çok araştırıcı tarafından ortaya konulmuştur Özcan ve ark. 1990).

3.2. Görünüm Faktörü

       Materyalin genel görünümünden et yada süt tipi olduğunu anlamak olasıdır. Et tipi hayvanlar derin yapılı, kısa boylu, sırt, bel ve sağrısı düzgün olan hayvanlar olup kaburgaları yay gibi şişkin, yönleri omurgaya dik ve aşağı doğru ve aralarındaki mesafe dardır.

Şekil1. Et Tipi Bir Koyun

 Bunlara ilaveten göğüs kemiği ileri doğru çıkık, ayaklar ve boyun kısa, baş ve gerdan küçüktür.

Bir hayvanda bu özelliklerin var olması durumunda et randımanı yükselmektedir. Besiye alınan hayvanların iyi bir et tipi görünümlerine karşın, besiye alındıklarında semirme kabiliyetinin yetersiz olduğu anlaşılır anlaşılmaz besiden çıkarılmaları faydalı olacaktır.

3.3. Yaş Faktörü

         Beside yaş faktörü önemli bir özelliktir. Eğer beside gerçekten yüksek karlılık amaçlanıyorsa besiye alınacak hayvanlar genç olmalıdır. Besi başlangıcında hayvanın 2 aylık yaşta olması karlılığı artırır. Çünkü genç hayvanlar gelişmelerini tamamladıkları için aldıkları besin maddelerinin iskelet kas ve organlarının gelişimi için kullanırlar ve dolayısıyla az miktarda yağ depolarlar. Hayvanlar fiziksel olgunluk dönemlerine yaklaştıklarında büyüme durur.

 Şekil 2. Optimum Besi Süresi

 Kaslar kemikler üzerine yerleşmiş olduğu için fiziksel olgunluğa ulaşmadan önce besiye alınan hayvanlarda kas gelişimi hızlı olmaktadır. Bu nedenle kuzuların yemden yaralanma yetenekleri daha iyidir. Fiziksel olgunluğa ulaştıktan sonra besiye alınan hayvanların canlı ağırlık kazançları gerçek bir büyümeden kaynaklanmamaktadır. Bu zamandaki büyümeye kimyasal olgunluk adı verilmektedir. Bu dönemdeki büyüme kemik ve kas dokusu büyümesinden değil, vücutta yağ birikiminden kaynaklanmaktadır. Genç hayvanların canlı ağırlıkları daha az olduklarından yaşama payı ihtiyacı düşüktür. Dolayısıyla yedikleri yemlerin büyük bir bölümünü büyümeye harcanır. Buna bağlı olarak canlı ağırlık kazanmaya daha uzun bir süre devam edebildiğinden özellikle pazarın uygun olmadığı dönemlerde besi süresi uzatılmış olsa bile ekonomik verimlilik etkilenmez. Gelişmesini tamamlamış yaşlı hayvanlarda besiden elde edilen canlı ağırlık artışının % 2/3-3/4 ‘ü yağdan kaynaklanır. Ancak, genç hayvan besisi yaşlı olanlara oranla daha masraflı olmakta ve böyle hayvanlar besi başında daha yüksek birim fiyatla satın alınmaktadır.

         Bu nedenle, bu tür hayvanlar ya etin kalitesine göre fiyat bulduğu büyük şehirlerde satılmakta veya ihraç edilmektedir. Aksi taktirde besiden beklenilen kar sağlanamayacaktır.

3.4. Cinsiyet Faktörü

         Kuzularda cinsiyet büyümeyi önemli düzeyde etkilemektedir. Yapılan araştırmalarda erkek materyallerin dişilere oranla daha hızlı canlı ağırlık kazandıkları ve yemden yararlanma kabiliyetlerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Buna göre erkek kuzular besi için en uygun cinsiyet grubunu oluşturmaktadır.

3.5. Doğum Şekli

         Tek doğan kuzular ikiz doğan kuzulara göre daha hızlı büyür ve gelişirler. Bunun sebebi anneden daha fazla süt aldıklarından ve doğum ağırlıklarının yüksek olmasından ileri gelmektedir. Doğum şeklinin etkisi sütten kesime kadar etkili olsa da daha sonraki 2-3 ay içinde ortadan kalkmaktadır.

3.6. Yemleme Metotları

         Besi yerine getirilen hayvanlar değişik ortam ve yemlerle karşılaştıkları, kimi zamanda yol yorgunluğuna sahip oldukları için yeterli yem ve rasyonla besiye alınsa dahi beklenen seviyede ağırlık kazanamazlar. Bu nedenle, öncelikle besi ortamına ve yemlere alıştırılmaları gerekir bu alıştırma dönemi genellikle kısa sürmektedir. Taşıma stresi altındaki hayvanların besi yerlerine alındıktan sonraki ilk bir kaç günlük yemlemelerine çok dikkat edilmelidir. Hayvanlara besi yerine getirildikleri ilk gün su ve kepek içeren rasyondan az miktarda verilmeli ve ikinci gün su ve yem miktarı artırılır uygulamaya yem miktarı azar azar artırılarak devam edilir. Su ise, bol miktarda verilmelidir özellikle ağıl taşıma stresi geçiren hayvanlar için besi yemine alıştırma çok önemlidir. Ancak, bu durum tamamen ortadan kalkınca besi yemine başlanılmalıdır. Kaba yem olarak  saman, kuru ot ve ilaveten kesif yem ağırlıklı rasyon verilecekse ve hayvanlar iyi bir mer’a dan gelmişlerse sindirim sisteminin özellikle bağırsakların kuru yem tipine alıştırılması gerekmektedir.

          Normal bir besi rasyonu hazırlarken protein/ enerji oranı, hayvanın gereksinimine göre farklılık gösterir: Bu oran yaşlı hayvanlarda ve besi sonunda relatif olarak düşüktür. ( Enerjisi yüksek). Genç hayvanlarda ve besi başında ise yüksektir (Protein Yüksek).

         Besi süresi ilerledikçe her kg. canlı ağırlık için yem tüketimi artar. Ekonomik bir besi için besi süresi ve beslenmeyi çok iyi dengelemek gerekir.

3.7. Kondüsyon ve Sağlık Durumu

       Hayvanın besi öncesi durumunu belirten özelliğine kondüsyon denir. Kondüsyon besinin karlılığında önemli rol oynayan bir faktördür. Türkiye’de besiye alınan hayvan türlerinin büyük bir çoğunluğu mer’alardan gelmektedir. Bunlarda zayıf, orta ve iyi kondüsyonlu olmak üzere 3 grupta toplanmaktadır. Zayıf kondüsyonlu hayvanların besiye alınmaları sakıncalıdır ve yaşlarının gerektirdiği canlı ağırlığın altında bir ağırlığa sahiptir. Hayvanların bu durumu, bir hastalık nedeniylede ortaya çıkmış olabilir. Zayıf kondüsyonlu hayvanların bu durumu hastalıklardan kaynaklanmıyorsa ve nedeni beslenme yetersizliği ise hayvanlar telafi edici bir beslenme ile kısa sürelerde kendilerini toplayabilirler.

         Orta ve iyi kondüsyona sahip besi materyalleri kısa süreli, zayıf kondüsyonda olanlar ise uzun süreli besiye uygun olurlar. İskelet sistemi iyi gelişmiş kuzular daha fazla canlı ağırlık kazanır ve daha iyi et tutarlar. Sırt ve bel kısmı dar olan kuzular iyi et tutmadıkları gibi, canlı ağırlık kazançları da düşüktür. Ayrıca besi için satın alınacak kuzuların derileri esnek, tüyleri sık, gözleri parlak, iri ve canlı olmalıdır. Aynı besleme durumunu gösteren hayvanlardan iri olanları, ufak yapılı olanlara oranla beside daha hızlı canlı ağırlık artışı sağlarlar. besiden önceki bakım ve besleme, besi süresindeki canlı ağırlık artışını etkilemektedir.

         Besiye alınacak hayvanların sağlıklı olmaları önemlidir. Hastalıklı ve parazitli hayvanlar ekonomik bir canlı ağırlık kazancı sağlayamazlar. Böyle hayvanların mortalite (ölüm) oranları fazla olduğu gibi diğer hayvanlara da hastalık faktörlerini bulaştırarak çok daha büyük oranda ekonomik zarara yol açabilirler.

          Bu nedenle işletme dışından satın alınan hayvanlar besi yerine alınmadan önce sağlık kontrolünden geçirilmelidir. Ayrıca bu süre zarfında gerekli aşılamalar ile iç ve dış parazit mücadeleleri yapılmalı göz kapakları içi sarımsı, kulakları ince ve tüysüz durgun görünüşlü hayvanlar besiye alınmamalıdır.

4. KUZU BESİSİ VE AĞIL KOŞULLARI

         Hayvan başına kapalı ağılalar da 1m2 alan düşünülmelidir. Ağılın pencere alanı,ağıl taban alanının yaklaşık %5’i olarak planlanmalıdır. Ağılın tabanı grobeton veya sıkıştırılmış toprak olabilir. Bir hayvan için 35 cm yemlik boyu hesaplanmalıdır. Yemlik ahşaptan yapılabilir. Açık ağıl

Gölgelik ve sundurma altında kuzu başına 0.75 m2

Günlük yem ihtiyacı:

Başlangıçta (ilk bir hafta) 500 g kesif yem, 200-400 g kaba yem ( yonca, korunga fiğ)

İlk bir haftadan sonra 1.200 g kesif yem + arpa, 200 g kaba yem

Besiye alınacak hayvanın ortalama canlı ağırlığı 14-20 kg

Ortalama canlı ağırlık artışı yerli ırklar için 250 g/gün ve kültür ırkları için 300-350 g/gün olmalıdır

Besi süresi 60-90 gün olmalıdır ve kesim ağırlığı 45 kg geçmemelidir.

Kesim randımanı yerli ırklarda %48-51, melezlede 50-53 oranında olmalıdır.

Ölüm oranı %3 oranında ve ölen hayvanın derisi değerlendirilmelidir.

400 hayvan için bir bakıcı gerekmektedir.

Hayvanlar besi başlangıcından önce bölgede yaygın olan hastalıklar karşı  ilaçlama yapılmalıdır (Anonim,1995).

 

         Besi yapılan işletmelerde ağılların projelendirilmesinin önemi büyüktür. Ağıl projesinde iklim önemli bir rol oynar, besi materyalinin verim özelliklerini gösterebilmesi için iklim ve çevre koşullarının uygun olması gerekmektedir. Rahatlık bölgesi sınırları içerisinde kalan sıcaklıklar hayvanlar için optimum sıcaklıklardır (18 °C). Hayvanlar bu koşullarda en az yem tüketimleri ile en yüksek üretimlerde bulunurlar. Uygun sıcaklık sınırlarından daha aşağıdaki sıcaklıklarda kuzular vücut sıcaklıklarını koruyabilmek için tükettikleri yemlerin enerjilerini kullanmaya başlayacakları  için, yemden yararlanma azalır  (Kutlu,1997).

         Barınaklarda diğer önemli bir hususta bağıl nemdir. En uygun bağıl nem, % 60-65 dolayında olmalıdır.

         Proje dahilinde kullanılacak ağıl tipi, sundurmalı doğal zeminli açık besi ağılıdır.

Doğal zeminli açık besi yerlerinde hayvan başına hesaplanacak alanı etkileyen en önemli faktör, yağış miktarıdır. Diğer faktörler ise arazi eğimi ve zemin yapısıdır. Sundurmalı doğal zeminli açık besi yerlerinde hayvan başına sundurma altında 0.75 m2 lik alan ayrılmaktadır.

4.1 Yemlikler

Hayvan başına 20 cm yemlik uzunluğu esas alınarak yükseklik optimize edilmiştir.

4.2. Suluklar

 İşletmelerde devamlı ve temiz su prensibinden yola çıkılarak besi yerlerine ve zemine dökülebilecek suların işletme dışına en kolay aktarılabileceği ve bütün bölümlerdeki hayvanların suluklardan yararlanmalarını sağlayacak dizaynlar oluşturmalıdır.

4.3. Gölgelik

 Gölgelik hesabında hayvan başına 1 m2 yer düşünülmektedir: Yükseklik ise asgari 3 m olarak hesaplanmalıdır.

4.4. Sundurmalar

Hayvanları yazın sıcaktan, kışın sert rüzgarlardan korumak ve dinlenmelerine kuru bir zemin sağlamak amacıyla yapılır. Sundurmalar güney yönüne bakmakta olup, güneşin sundurmanın en dip noktasına ulaşarak yaş zemini kurutması için sundurma eninin fazla geniş tutulmaması uygun olmaktadır.

         Sundurmalarda hayvan başına 1 m2 alan hesaplanır. Sundurma arka yüksekliği asgari 2.30 m. olmalı, genişlik ve çatı eğim durumlarına göre ön yükseklik hesap edilmelidir.

4.5. Hayvan Yakalama Yeri

Hayvanların aşılanması ve tartılması amacıyla düzenlenmiş olup  ağıl alanının uygun bir yerinde 2.5 m. uzunluğunda, giriş kısmı 1.20 m. çıkış kısmı 0.90 m. genişliğinde ve hayvan baskülüde (kantar) buraya monte edilecek şekilde düzenlenmelidir.

4.6. Hayvan İndirme-Bindirme Rampası

İşletmeye gelen ve işletmeden pazara götürülecek hayvanların indirme ve yüklenmesinde kolaylık sağlaması amacıyla sabit veya taşınabilir rampalar yapılması yarlıdır. Rampaların ortalama yüksekliği, kamyon kasası yüksekliğinde, hayvanın kolayca çıkabileceği eğimde ve kenarlar korkuluklarla çevrilmelidir.

5. BESİ KUZULARININ BAKIMI VE BESLENMESİ

         Beside yaş faktörü çok önemlidir. Besi materyalini oluşturan hayvanların genç olması halinde karlılık yüksek olmaktadır. Kuzu besisinde yüksek karlılık için hayvanların besi başı 2 aylık yaşta olması gerekir. Bu çağdaki hayvanın kazandığı canlı ağırlığın büyük bir kısmını et oluşturur. Yani kazanılan canlı ağırlık su ve proteince zengin yağca fakirdir. Buna      karşılık yaşlı hayvanlar çok miktarda yağ depolar ve kazanmış oldukları canlı ağırlık,genç hayvanlardakinin aksine enerjice zengin, su ve proteince fakirdir. Yaşlı hayvanların protein ihtiyacı düşük olup hayvan yaşlandıkça enerji ihtiyacı artar ve 1 kg canlı ağırlık kazanabilmesi için, tüketilmesi gereken yem miktarı da artar. Bu da yem değerlendirme sayısının ( 1 kg. canlı ağırlık artışı yapabilmesi için tüketilen yem miktarı ) artması yani, 1 kg canlı ağırlığın daha pahalıya mal olması demektir. Daha fazla maliyet ise; daha az kazanç demektir.

         Besiye alınan kuzuları yemleme olanakları işletme koşullarına göre değişir. Besicilikte amaç, hayvanların her gün belirli bir canlı ağırlık artışı sağlamalarıdır. Hayvanın bazal metabolizma, yaşama payı ve verim payı gereksinimlerini karşılamak için yemlerle yeterli düzeylerde enerji alması gerekir. Bazal metabolizma gereksinmesi mutlak dinlenme durumunda bir hayvanın yaşamsal fonksiyonlarını (sindirim dışında) devamı için gereksinme duyduğu enerji düzeyidir. Yaşama payı gereksinmesi, hayvanın sürekli olarak verim vermeye hazır durumda bulunabilmesi için gerekli olan besin maddeleri ve enerji miktarıdır. Bu kavram, bazal metabolizma ile sindirim ve hayvanın sağlıklı kalabilmesi için gerekli olan enerjiyi içerir. Verim payı gereksinmesi ise, hayvanın büyüklüğüne bağlı değildir. Bu gereksinme hayvanın türüne, istenilen verime, sindirilen besin maddelerinin değerlendirilme derecelerine uygun olarak değişir. Besicilik yapılırken hayvanların yaşama ve verim payı gereksinimlerini bilmek ve buna göre rasyon hazırlamak gerekir. Besi hayvanlarının yaşama payı ihtiyaçları canlı ağırlıkları ile yakından ilişkili olup hayvanın canlı ağırlığı arttıkça yaşama payı gereksinimi de artmaktadır. Hayvanın o gün içerisinde kazanmış olduğu canlı ağırlık artışı ertesi gün hayvanın bir önceki günkü canlı ağırlığının üzerine ekleneceğinden, artık bu hayvanın toplam canlı ağırlığı içerisinde yer alır. Canlı ağırlık arttığı için hayvanın ertesi günkü yaşama payı ihtiyaçlarını bu yeni canlı ağırlık üzerinden hesaplamak gerekir. Ancak bu açıklanan yol pratikte sorun yaratmakta, hayvanların her gün değişen canlı ağırlıklarına göre rasyon hazırlamak hem  zor olmakta, hem de karışıklıklara yol açabilmektedir. Bu sakıncaları önlemek amacı ile önerilmektedir. En kolay uygulama ise, tüm besi süresinin artışına göre rasyonu düzenlemek ve devamlı olarak bu rasyondan yararlanmaktır.

         Bir hayvanın yem tüketim gücü günlük olarak tüketebileceği kuru madde miktarı ile belirtilir. Bir hayvanın günlük canlı ağırlık artışının sağlanabilmesi için gerekli besin maddeleri , hayvanın günlük tüketebileceği yemlerdeki kuru madde içerisinde bulunmalıdır. Hayvan verilen rasyonun tamamını tüketemez ise, gereksinme duyduğu günlük besin maddelerini alamaz. Bu durumda beklenilen ve istenen canlı ağırlık artışı gerçekleşmez bu nedenle hayvanın yiyebileceği maksimum kuru madde miktarı bilinmelidir. Hayvanın tüketmesi gereken kuru madde miktarı canlı ağırlığa göre değişir. Ancak, prtatik bir rakam vermek gerekirse, hayvanın tüketebileceği kuru madde miktarı hayvanın canlı ağırlığının % 2-2.5’i kadardır.

         Rasyondaki protein miktar ve oranı, hayvanın fizyolojik durumu ile canlı ağırlığına göre ayarlanmalıdır. Beside protein kalitesi fazla önem taşımaz, bu nedenle amino asitler bakımından dengeli olmayan proteinlerden de yararlanılabilir.

         Hayvanlar doğal yemlerle beslendiklerinde, normal besi için gerekli elementlerden Ca, P hariç diğerlerini yeterli oranlarda alırlar. Bu nedenle bir rasyonun hazırlanmasında Ca ve P oranlarının göz önünde bulundurulması gerekir. Hangi kaba yem/ kesif yem oranının seçileceği bu iki faktörün sağlanma olanaklarına ve ödenebilecek nakite bağlıdır. Bu oranın seçiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu da istenilen karkas tipidir. Rasyondaki kaba yem oranı % 20’ yi aştığında, günlük canlı ağırlık artışında ve yem tüketiminde artış olmakta, kaba yem oranı % 40’ı aştığında her ikisi de düşmektedir.

5.1. Rasyon İçeriği ve Kullanımı

         Besicilikte genel olarak %80 tahıllar ve % %20 küspeler kullanılmaktadır. Çiftçi koşullarında yapılan besicilikte genellikle yem materyali bölgede bulunan ucuz yemler oluşturmaktadır. Beside en yaygın kullanılan yem hammaddesi arpadır. Kaba yem olarak ise saman kullanılmaktadır. Besi kuzularına verilecek olan 2400-2600 ME/K Cal. ve %14-16 ham protein içermelidir. 

Örnek besi yemi
Hammadde
                           %

Arpa                                   49

Buğday Kepeği                  27

Pamuk Tohumu Küspesi    11

Buğday Samanı                  11

Premix                               2

Toplam                              100


Hammadde
                                          %

Arpa                                                 50

Bugday                                             10

Ayçiçeği Küspesi                               13

Pamuk Tohumu Küspesi                    13

Kepek                                              6

Kuru Pancar Posası                           5

Ön Karışım (Vitamin ve Mineral)       2

Tuz                                                   1

Toplam                                             100

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 1/6/2008 - Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde Yapılan Mel

Kategori: Koyun

Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde Yapılan Melezleme Çalışmaları

KARACABEY MERİNOS  KOYUNU

Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı, Türkiye’de tekstil endüstrisinin ihtiyacı olan 15-20 bin ton kaliteli (60’S) yapağıyı yurt içinden temin etmek amacıyla 1933 yılında Alman Et Yapağı Merinosu x Kıvırcık melezlemesine Karacabey Tarım İşletmesinde başlanmıştır.

Marmara bölgesi genel olarak entansif tarımın uygulandığı bir bölgemizdir. Koyunculuktan elde edilen gelirler; süt, et, yapağı, gübre ve deri olarak sayılabilir. Bölgenin dominanat ırkı Kıvırcık, Merinos, Sakız ve Gökçeada’dır. İklimin ılıman olması nedeni ile turfanda kuzu eti ve sütü yetiştiricilere iyi gelir sağlamaktadır. Bölgede koyunculuk, son yıllarda daha çok et koyunculuğu şeklinde yapılmaktadır.

Marmara hayvancılık Araştırma Enstitüsü, bölgenin yukarıda değinilen özellikleri dikkate alarak çeşitli melezleme çalışmalarını başlatılmıştır. Söz konusu melezlemeler ile aşağıdaki melez genotipler elde edilmiştir.
Alman Yapağı Et Merinosu x Kıvıvırcık

Çizelge 1. Merinos Koyununu Döl Verim  ve Canlı Ağırlık Özellikleri 

Verimi Özellikleri

 

Koç altı Koyuna Göre Kuzu Verimi (%)

123

Doğuran Koyuna Göre Kuzu Verimi (%)

137

Koyunlarda Ergin Yaş Canlı Ağırlık (kg)

70-80

Dişi Toklularda Canlı  Ağırlık (kg)

50-60

Koç Canlı Ağırlığı (kg)

80-120

Erkek toklu Canlı Ağırlığı (kg)

70-90

Dişi Toklularda Yapağı Ağırlığı (kg)

4,5-6,5

Erkek Toklularda Yapağı Ağırlığı (kg

6,0-6,5

Entansif Beside Günlük Canlı Ağırlık Kazancı

350-400 g

Yem Değerlendirme Oranı

3.5-4.17

Vücut Yapısı Genel Tanımı

Vücut geniş, derin, yuvarlak yapılı, orta uzunlukta, sırt düzgün ve geniş, sağrı geniş ve az düşük, bacaklar orta uzunlukta ve iriliktedir. Butlar dolgun ve etli, yapağı birörnek ve incedir. Başın yüz kısmı ile bacak uçları çıplaktır.

Bandırma-I ve Bandırma-II Koyunu

Bu çalışma, Marmara bölgesi koşullarına uygun yeni et tipi koyun geliştirmek amacı ile Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü Koyunculuk işletmesinde 1998-2006 yılları arasında yürütülmüştür.

Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü koşullarında, yetiştirilen Siyah Başlı Alman Et Koyunu (SBA) ve Kıvırcık (K) ırkı ile yapılan melezleme çalışmasından Bandırma-I: (SBA x F1) G1 ve Bandırma-II: (SBA x F1) G1 x (SBA x K) F1 geneotipleri elde edilmiştir.

Bandırma-I                             Bandırma-II

SBA x K= F1     :%50 SBA + %50 K

SBA x F1= SBAG1: %50 GBM+ %25 K

Bandırma-I

100/175: 75 % Siyah Başlı Alman Et Koyunu

75/175 : 25 % Kıvırcık

SBA x K= F1     :%50 GBM+ %50 K

SBA x F1= SBAG1: %75 SBA+ %25 K

Bandırma-II:

25/200            : 62.5% Siyah Başlı Alman Et Koyunu

75/200: 37.5% Kıvırcık

 

 

 

Özellikler

Bandırma-I

Bandırma-II

Doğum oranı

75.73

76.78

Kısırlık Oranı

24.27

23.22

Koçaltı Koyun gore Kuzu verimi

0.99

1.00

Doğuran Koyuna göre Kuzu verimi

1.31

1.30

Doğum Sütte Kesim Arası Yaşama Gücü

93.40

93.57

Doğum Ağırlığı

3.740

3.727

 

Alman Siyah Baş Et x  Karacabey Merinos Melezi (Siyahbaşlı Merinos)

Alman Siyah Baş Et Koyunu:

Baş ve ayaklar siyah olup vücut beyaz renklidir. Boyun kısa ve kalın, gövde geniş ve derin bacaklar orta uzunlukta bir ırktır. Adaptasyon yeteneği yüksektir. Bazı verim özellikleri aşağıdaki gibidir.

Verim Özellikleri

Koyunlar 70-75 kg

Koçlar 120-140 kg

Gömlek ağırlığı: ortalama 5 kg (A-AB kalite)

Gebelik oranı: %97-93,

Kuzu verimi :140-155,

Kuzularda yaşama gücü:%95-97

Genetik Yapı

Alman Siyah Baş Et Koyunu  %75 ve Karacabey Merinos  %25

 

Doğum Ağırlığı

4-5 kg

Sütten Kesim Ağırlığı (90. gün)

30 kg

Kuzularda Yaşam gücü Oranı

% 95

Ergin Yaş Canlı Ağırlığı

Erkek:80-90 kg,  Dişi:60-80 kg

Doğum oranı

90

Kuzu Verimi (Doğuran Koyuna göre)

1.3-1,4

İkizlik Oranı

%30-40

Entansif Beside Günlük Canlı Ağırlık Arışı

340 g

Beside Yem Değerlendirme Oranı

4-5

Süt Verimi

40-60 kg

Yapağı Verimi

4-5 kg

Vücut Yapısı Genel Tanımı

 

Orta irilikte, dolgun yapılıdır. Boyun sağlam, kısa ve kalındır. Göğüs yuvarlak ve derindir. Sırt ve sağrı orta uzunlukta geniş ve etlidir. Butlar dolgun ve gelişmiştir. Baş ve ayaklar siyah vücut beyazdır. Boyun sağlam vücuda bağlantısı iyidir.

Hampshire x Karacabey Merinos Melezi

Hamphire Down

Hamphire Down koyunu, alın hariç, kulak, burun ve gözler etrafı siyah renklidir. Bacaklar elbilegine kadar siyahtır. Yapağı beyaz ve orta uzunluktadır. Entansif beside kuzular günlük canlı ağırlık artışı 400g/güne ulaşmaktadır. Bu koyun  dünyanın her tarafına yayılmış ve yeni et koyunu tipi oluşturma çalışmalarında kullanılmıştır.

Melezleme çalışmasına 1990 yılında başlanmış olup, çalışmaya F2 düzeyinde son verilmiştir.

Sürü F2 düzeyinde kapatılarak kendi içinde çiftleştirmelere devem edilmektedir.

Genetik Yapı:
%50 Karacabey Merinos

%50 Hamshire Down

Doğum Ağırlığı

4-4.5 kg

Sütten Kesim Ağırlığı (90. gün)

30 kg

Kuzularda Yaşam gücü Oranı

% 96

Ergin Yaş Canlı Ağırlığı

Erkek:70-90 kg,  Dişi:60-80 kg

Doğum Oranı

89,9

 

KÜÇÜKBAŞ HAYVANLARIN İZLENMESİ,  KİMLİKLENDİRME VE KAYIT  SİSTEMLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ

 

 E.Sami POLAT,  Behiç COŞKUN, İbrahim KORONA, Tamer ÇAĞLAYAN

Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi

 

Ayhan CEYHAN

 

 Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü

 

 

ÖNSÖZ

Proje TAGEM  tarafından 10 farklı alt proje ile farklı ırklarda ve değişik yörelerde yürürlüğe konan “ Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı” projelerinde çok sayıda hayvanın izlenmesini,tartılmasını ve kayıt altına alınmasını kolaylaştırmak amacıyla planlanmıştır.

Halk  Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı projeleri ülkemizin koyun ve keçiler üzerinde çok sayıda hayvan kullanılarak sahada ülke genelinde yapılan bir çalışmadır. Ülkemiz genetik kaynaklarına sahip çıkılması bakımından da önemlidir. Projenin yürütüldüğü her bölgede en az 6300 baş damızlık hayvan kullanılması, bu hayvanların yavrularının da projeye dahil olması ile izlenecek hayvan sayısının  15 bin başa kadar çıkması söz konusudur. Bu kadar fazla sayıda hayvandan veri toplamaktaki zaman alıcı ve fiziki güç kullanımına dayalı uygulamaların kolaylaştırılması, bir örneklik ve otomasyon kazandırılması, toplanan verilerin sağlıklı olarak kaydedilmesi  ve bu veriler üzerinde çalışmanın mümkün olabilmesi için hayvan izleme, tartı, kimliklendirme ve kayıt sistemlerinin geliştirilmesi yönünde çalışmalar bu projelerin başarıya ulaşması bakımından önemlidir.

Bu çalışma Konya Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Bandırma Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yürütülecektir.

 

ÖZ

 

Küçükbaş hayvanların kimliklendirilerek izlenmesi ve ilgili verilerin bir kayıt sistemi oluşturularak toplanması amacına yönelik Yürüyen Koyun Ölçüm istasyonu  geliştirilmiştir.  Oluşturulan sistemde hayvanların en az irritasyonla ve hatasız olarak özelliklerinin belirlenmesi ve bu özelliklerin kayıt altına alınması  hedeflenmiş,  bu amaca yönelik olarak hayvanların kimliklendirilebilmesi amacıyla RFID (Radio Frequency Identification Device)’li kulak küpeleri hayvanlara takılmış, tartımların hızlı ve zahmetsiz olabilmesi için hayvanları  hareket halinde tartabilen bir terazi geliştirilmiş, tartım sonuçlarını üzerine kaydederek bilgisayardaki yazılımın her koyun için açtığı dosyaya aktarabilen bir data-logger ilave edilmiştir.  Eşgal tayini için de kantar üzerine bir kamera yerleştirilmiştir. Geliştirilerek sistem haline getirilen bu bileşenler sahada kullanılabilmesi için bir römork üzerinde toplanmıştır.  Hayvanların arazide toparlanması ve istasyona yönlendirilebilmesi için ayrıca aynı römork üzerinde taşınabilen modüler paneller ve kapılar da sisteme dahil edilmiştir.   Bu sistem sayesinde hareketsiz tartımla hareketli tartım arasındaki fark % 3 ün altında bulunmuştur.

 

ABSTRACT

Mobile Sheep Measuring Station

A mobile sheep monitoring station unit was developed for improving the identification, observation, measuring and recording methods of numerous sheep in field.  System includes devices for; 1. Identification and following of individual sheepwith RFID (Radio Frequency Identification Device) eartags 2. Walk over weighing scale 3. Light alloy metal sheep handling and directing units 4. Mobile measuring unit (trailer) 5. measuing and recording software 6. Photographing of individual sheep for identification.  All system units are collected on a trailer which can be towed with a standard car.  The walk over weighing results have been found highly correlated with constant weighing with a maximum differntation of 3 %. 

GİRİŞ

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 10 farklı bölgede, farklı koyun ve keçi ırkları üzerinde 5 yıl süreyle halk elinde ıslah ve yetiştiricileri  teşvik projesi başlatılmıştır. Yapılan uygulamalarda koordinasyon ve bir örneklik sağlanması, hayvan izleme, tartı, kimliklendirme ve kayıt sistemlerinin geliştirilmesi, projeden beklenen sonuçlara kısa sürede ulaşılması yönünden yararlı olacaktır. Hayvanların takibi ve özelliklerinin belirlenerek kayıt altına alınabilmesi için, klasik yöntemlerin yanı sıra gelişmiş ülkelerde de kullanılan güncel teknoloji imkanlarından yararlanıldığı tekniklerin de ıslah projesine dahil edilmesi yerinde olacaktır. Hayvanların izlenebilmesi için kimliklendirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla kullanılan kulak numaraları pratik değerini  yitirmiştir. Diğer taraftan, Avrupa Birliğinin bu konuda bir yaptırımı yürürlüğe girmiş olu, Avrupa Komisyonunun (Regulation EEC No 3508/92) ve (EU Regulation21/2004) no’lu kararıyla, koyun ve keçi türünden olup, doğumundan itibaren 12 ay içerisinde kesime sevk edilmeyecek olan hayvanların ferdi olarak kimliklendirilmesi ve hareketlerinin bu yolla kaydedilmesi zorunlu hale gelmiştir. 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren doğan her koyun ve keçinin, elektronik bir belirleciyle işaretlenmesi (Transporder), işletmedeki her bir hayvanın kayıt altına alınması, işletmeler ve bölgeler arasındaki hareketlerin bilgisayar otomasyonuyla kontrol altına alınması yönünde yaptırımlar uygulanacaktır. Ülkemizdeki koyun yetiştiriciliğinin kapasitesi ve karmaşıklığı göz önüne alındığında, kağıt üzerinde yazmaya dayalı kayıt sisteminin ferdi hayvan kaydı ve hayvan hareketlerinin izlenmesi yönünden yeterli olamayacağı bilinmektedir.Koyun yetiştiriciliğinin bir sektör olduğu İskoçya, İngiltere gibi ülkeler, kendi ulusal numaralandırma ve kayıt sistemlerini oluşturma çalışmalarına başlanmıştır.

LİTERATÜR ÖZETİ

1. Koyunların izlenebilmesi için kimliklendirilmesi:

Hayvanları izleyebilmek ve gerekli verileri toplayabilmek ve değerlendirebilmek için öncelikle onları tanımlayabilmemiz yani kimliklendirmemiz gerekmektedir (1).  Bu amaçla kullanılan görsel nitelikli, üzerinde numara yazılı olan kulak küpeleri güvenilirliklerini ve pratik değerini yitirmiştir.  Ebat, renk ve sağlamlık yönünden de standardları henüz tam olarak belirlenmemiş olan görsel kulak küpeleriyle çalışmanın zorlukları bilinmektedir.  Çeşitli uygulamalar esnasında kulak küpesine bakılarak hayvanın tanımlanması güçlükler arzetmektedir. Öte yandan elektronik düzeneklerle hayvanların kimliklendirilmesi, izlemeyi ve veri toplamayı kolaylaştıran, daha güvenilir bir yöntemdir(2). Bu sayede hayvanların bireysel olarak izlenebilmesi, doğru bilginin tespit edilmesi ve seri olarak elektronik ortama aktarılabilirliği de avantajları arasındadır (3).  Kolaylıkla takılabilen üzerine lazerle istenilen rakamlar yazılarak aynı zamanda görsel nitelik te taşıyan elektronik kulak küpeleri mevcuttur (4).  Hayvanların elektronik olarak kimliklendirilmesiyle ilgili Avrupa Birliği Komisyonunun (Regulation (EEC) No 3508/92) ve ((EU Regulation 21/2004) no’lu kararları (5) doğrultusunda  2008 yılı içerisinde küçükbaş hayvanların, elektronik olarak işaretlenmesi, yetiştiricilerin ve hayvanların tek tek kayıt altına alınması, hayvan hareketlerinin otomasyonla bir merkezden izlenmesi yönünde ülkemizde de yaptırımlar uygulanacaktır.  Ocak 2008 den itibaren doğan ve 12 aydan fazla yaşayacak olan bütün küçükbaş hayvanların elektronik olarak kimliklendirilmesi zorunlu olacaktır.  Bu sayede hayvansal üretim zincirinin kontrolü, gıda güvenliği, sağlık gibi konuların takibi kolaylaşacaktır.  Ayrıca bilimsel yaklaşımların uygulanabilirliği, veri akışının hızlanması, üreticilerin sertifikalandırılması, salgın hastalıklarla mücadele, hayvan hareketlerinin takibi gibi birtakım kolaylıklar da meydana çıkacaktır.  Halihazırda Avrupa Birliği üyesi her ülke öncelikle kendi ulusal kimliklendirme ve kayıt sistemini geliştirmeye çalışmaktadır (6).

 2. Koyunların tartım sistemlerinin geliştirilmesi

Özellikle arazi şartlarında çok sayıda hayvanın seri şekilde ve güvenilir olarak tartımlarının yapılabilmesi için geliştirilmiş uygun tartım sistemlerine ihtiyaç vardır.  Klasik yöntemlerle hayvan tartımı çok sayıda yardımcı eleman gerektiren, son derece zahmetli ve zaman alıcı bir uygulamadır.  Bilhassa saha çalışmalarında tartımların kısa sürede ve aynı hassasiyette sonuçlandırılması neredeyse imkansız görülmektedir.  Bu güçlükleri ortadan kaldıracak bir tartım sisteminin geliştirilmesine ihtiyaç vardır.

3. Koyunların sevk ve idare sistemlerinin geliştirilmesi

İzlenecek hayvanların tartım, ölçüm ve diğer işlemler için bir araya getirilmesi, koridor oluşturularak yönlendirilmesi amacıyla kolay taşınabilir, modüler özellikte sağlam ve hafif paneller ve bağlantı elemanlarına ihtiyaç vardır.

4. Kayıt Yazılımı

Çalışmada elde edilecek tüm verilerin kayıt altına alınmasını sağlayabilecek yetiştirici ve hayvanlara ait tüm bilgilerin değerlendirilebileceği ve tasnif edileceği bir bilgisayar programı gerekmektedir.

5. Koyunların eşkallerini belirlemek amacıyla resimlerinin alınması

Özellikle damızlık değeri olan elektronik olarak tanımlanmış hayvanların tartım esnasında dijital bir kamera ile fotoğrafları çekilerek elde edilecek görüntünün doğrudan hayvanların dosyasına kaydedilmesi ıslah çalışmalarını kolaylaştıracaktır.

6. Toplanan verilerin kaydedilmek ve incelenmek üzere istenilen merkezlere yönlendirilmesi

Sisteme yerleştirilen bir modül sayesinde GSM hattı veya internet bağlantısı üzerinden elde edilen verilerin istenen merkezlere aktarılması, sistem yazılımının gerektiğinde güncellenebilmesi sağlanmalıdır

7. Seyyar istasyon kurulması 

Bu sistem sahada çiftlik şartlarında kullanılacağından bu kadar fonksiyonel bir sistemin her işletmeye yerleştirilebilmesi mevcut imkanlar içerisinde mümkün görülememektedir.  Kantarı, padoklama sistemlerini ve çalışmalarda kullanılacak diğer malzemeleri taşıyacak ve binek taşıtların kolayca çekebileceği, taşıt trafiğine çıkmasında sakınca olmayan bir römork tasarlanması gerekmektedir.  Römork üzerinde gerekli malzemeler toplanarak, ölçüm yapılacak yerlere kolaylıkla sevki sağlanmalıdır. 

MATERYAL VE METOD 

Bu çalışma, Selçuk Üniversitesi  Veteriner Fakültesi, Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, Servotec Eelectronics ve Taralsa firmaları tarafından ortaklaşa gerçekleştirilmiştir.   Denemeler S.Ü. Veteriner Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği Koyunculuk Ünitesinde gerçekleştirilmiştir. 

1. Koyunların izlenebilmesi için kimliklendirilmesi: 

Çalışmanın başlangıcında kullanılacak RFID nin tipinin belirlenmesi üzerinde durulmuş, rumen bolusu, implant veya kulak küpesine yerleştirilmiş belirleyiciler denenmiştir.  Rumen bolusunun uygulama zorluğunun yanısıra, RFID okuyucu tarafından okunmasındaki zorluklar da dikkate alınarak vazgeçilmiştir.  Implant şeklinde uygulanabilir transponder ise, görsel nitelik taşımadığı için ilave bir küpe sistemine de ihtiyaç doğacağından tercih edilmemiştir.  Kulak küpesi içerisine yerleştirilmiş olan RFID (Radio frequency identification device) olarak adlandırılan transponderlar.  ISO CE standartlarına ( CE/FCC no. E920780) uygun olarak düşük frekanslı (125 Khz) transponder’lı kulak küpeleri ve bunların kısa ve uzun mesafe okuyucuları tercih edilmiştir. Bu küpelerin üzerinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı standartlarına uygun görsel numaralandırma yapmak ta mümkündür.

 2. Tartım sistemi:

Arazi şartlarında çok sayıda hayvanın seri şekilde tartımının yapılabilmesi için koyunların içinden çıkamayacakları şekilde dizayn edilmiş yürüyerek geçecekleri şekilde 250 cm uzunluğunda, 60 cm genişliğinde, 4 adet loadcell üzerine monte edilmiş çelik konstrüksiyonlu bir elektronik bir kantar imal ettirilmiştir.  Kantarın tartım kapasitesi 0-400 kg olup, 50 g hassasiyete sahiptir.  Kantar üzerinde koyun geçişi esnasında tartımı başlatıp sonlandıracak 2 adet sensor mevcuttur.  Çok hızlı geçiş yapabilecek hayvanları yavaşlatmak amacıyla bir adet otomatik bariyer yer almaktadır.  Aynı kantar üzerinde hem hareketli hem de sabit tartım yapmak mümkündür.  Kantar üzerindeki çeşitli aparatlara kumanda edebilen ve aynı zamanda verileri üzerinde toplayarak bunları bilgisayar ortamındaki yazılıma aktarabilen bir data logger geliştirilmiştir

3. Hayvan toparlama ve yönlendirme sistemleri:

Çalışmaya alınan hayvanların tartım, ölçüm ve diğer işlemler için bir araya getirilmesi, koridor oluşturularak yönlendirilmesi amacıyla kolay taşınabilir, modüler özellikte sağlam ve hafif paneller 2x4 cm alüminyum profil kullanılarak portatif bir padoklama sistemi imal edilmiştir.  Koridor ve havuz panelleri 80x150 cm ebatlı olup geliştirilen menteşe sistemiyle pratik olarak bağlanabilmektedir.  Yine aynı bağlantı sistemiyle uyumlu kapı çerçeveleri ve bunların içinde her iki yöne de açılabilen sevk kapıları mevcuttur.  Römorka çıkış ve inişi sağlayacak rampalar ve yan korkulukları da aynı ölçüde alüminyum profilden imal edilmiş olup bağlantı noktaları sistemin tamamına uyumludur. 

4. Yazılım:

Çalışmada elde edilecek tüm verilerin kayıt altına alınmasını sağlayabilecek bir bilgisayar programıyla yetiştirici ve hayvanlara ait tüm bilgilerin değerlendirilebileceği ve tasnif edileceği menüleri ihtiva eden bir yazılım geliştirilmiştir.

 5. Eşkal tayini:

Koyunların eşkalini belirlemek amacıyla elektronik olarak tanımlanan hayvanların dijital bir kamera ile fotoğrafları çekilerek elde edilecek görüntünün doğrudan hayvanların dosyasına kaydedilmesi sağlanmıştır. 

 6. Veri aktarımı:

Sistem üzerine veri aktarımını sağlayacak RS232, RS485 modülleri sabit olarak konulmuş, GSM/GPRS modem veya Ethernet seçenekleri tercihli olarak kullanılmak üzere sistem yazılımına dahil edilmiş, donanım ilavesi yapıldığında çalışacak seviyeye getirilmiştir.

 7. Sistem taşıyıcısı (Römork):

Kantarı, padoklama sistemlerini ve çalışmalarda kullanılacak diğer malzemeleri taşıyacak ve binek taşıtların kolayca çekebileceği, taşıt trafiğine çıkmasında sakınca olmayan üstü kapatılabilir 150x250 cm ebatta, tek dingilli, çeki demirli, üzerinde trafiğe çıkışı için uygun sinyalizasyon sistemi bulunan bir römork tasarlanarak imal ettirilmiştir.

 

BULGULAR VE TARTIŞMA

Koyunların, Avrupa Birliği standardlarına uygun bir biçimde kimliklendirilmesi sağlanmıştır.  Geliştirilen sistem sayesinde görsel nitelik taşıyan numaralandırılmış ve barkodlu küpe kulağın üst tarafında yer alırken, RFID taşıyan küpe kısmı kulağın iç tarafına uygulanmıştır.  Hayvanların geçit yerlerine yerleştirilen elektronik okuyucular sayesinde uzaktan, veya sürü içine girmek suretiyle de bireysel olarak kimliklerinin belirlenmesi sağlanmıştır.

Tartım sistemi sayesinde, koyunlar kantar üzerinden geçiş yaparken canlı ağırlıkları zahmetsizce  belirlenmekte, fotoğrafları çekilmekte ve doğrudan bilgisayarda bulunan kartlara kaydedilmektedir.   Sabit tartımla hareketli tartım arasındaki sonuçlar yönünden korelasyon çok yüksek bulunmuştur.  Farklılık % 3 ün altındadır. 

Hayvan yönlendirme sistemleri taşıyıcı römork üzerine yüklenerek taşınması sağlanmakta, ölçüm yapılacak yerlere gelindiğinde çok kısa sürede montajı yapılarak uygulamaya konulabilmektedir.

Oluşturulan yazılım sayesine, her bir hayvanla ilgili her türlü veri (yaş, cinsiyet, kondisyon skoru, verimleri, aşılamalar vb uygulamalar kaydedilebilmektedir.

Toplanan veriler internet üzerinden istenilen merkezlere aktarılabilmektedir.

Taşıyıcı römork binek otomobil tarafından rahatlıkla çekilerek sahada sistem taşınabilmekte olup, yine saha çalışmalarında gerekli olabilecek alet ve malzemeleri de taşıyabilecek kapasitededir.  Römork üzerinde hem 12 V DC hemde 220 V AC elektrik akımıyla çalışabilecek donanım mevcuttur.

LİTERATÜR LİSTESİ

1. CSIRO (1965) Field Investigation with Sheep, a manual of techniques. Ed: Moule G. R..The Commonwealth Scientific and Industrial Research Organization, Melbourne, Australia.

2. Brewin, B.(2002) Radio Frequency Identification. Computerworld, December16, 2002.

3. Shepard, S. (2004). RFID: The Promise of a Strategic Technology. www.shepardComm.com

4. Shepard, S. (2005).Radio Frequency Identification. pp245.  McGraw-Hill Companies, NewYork.

5. COUNCIL REGULATION (EC) No 21/2004 of 17 December 2003 establishing a system for the identification and registration of ovine and caprine animals and amending Regulation (EC) No 1782/2003 and Directives 92/102/EEC and 64/432/EEC. Official Journal of the European Union 9.1.2004.

6. Department for Environment Food and Rural Affairs of United Kingdom http://www.defra. gov.uk /animalh/tracing/sheep/eid/pdf/interimprogress.pdf. 

Aşağıdaki siteden hareketli küçükbaş tartım sistsi ile ilgili resimler izlenebilir.

http://saanen.slide.com/

 Ana Sayfa

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 1/5/2007 - Charolais ırkı koyun

Kategori: Koyun

Charolais Irkı Koyunun Genel Özellikleri

Tarihçesi

Irkın orijini Fransa’nın ünlü Charolais sığırlarının yetiştirildiği bölge olan Saone et Loire’dır. Irk 19. yüzyılda yerli ırkların İngiliz Dishley Leicesterile melezlenmesi ile geliştirilmiştir. O zamandan beri sürü saf olarak koyun ve sığırı ile ünlü bölgede saf yetiştirildi. Irk ilk defa 1976 yılında İngiltereye ithal edildi ve aynı zamanda pek çok Avrupa ülkesi, Çin ve Afrika, Kanda ve Amerika Birleşik Devletlerinede götürülmüştür.    

Tanım

Charollais koyunu orta irilikte, iyi kas yapılı, uzun, derin ve iyi kas yapılı butludur. Vücut uzun ve iyi kaslı, uzun geniş belli ve derin but  yapılıdır.  Baş tüysüz pembemsi/kahverengi renkli ve bazen lekelidir.  Kolay doğum için önemli olan arka but hattı iyi yerleşmiştir.  Bacaklar kısa, kusursuz, renkli fakat asla siyah renkli değildir. Ön bacaklar çok geniş yayılmamış ve iyi dengelenmiş olmalıdır. But iyi gelişmiş, kalın ve derindir. Irk esas olarak baba hattı olarak kullanılır ve et kalitesi çok önemlidir. Bu ırkta fazla kemik istenmez. Yapağı rengi beyaz, kalitesi iyi, kopma direnci yüksek ve kısa uzunluktadır.

Irkın Ana Amacı

Charollais ırkı İngiltere’de koyunculuk sektörü içinde baba hattı için yoğun olarak kullanılmaktadır. İngiltere de ticari kuzu eti üretimi için pazarın yaklaşık %20’sini bu ırk elinde tutmaktadır. İngiltere de Charollais koçları, ticari melez koyun yetiştiriciliğinde yüksek kaliteli yağsız kuzu eti üretimi amacı ile kullanılmaktadır. Irkın kendine özgü hızlı büyüme özelliği, yağsız fazla kasaplık et ve bir örneklik ki, bugün ki kuzu eti tüketimi için ideal bir baba hattı yapmaktadır. Bu ırkın özellikleri arasında doğum kolaylığı ve kuzuların yaşama gücü oranı sayılabilir.   

Gene Bilgiler

Bu ırkın geliştirilmesindeki amaç, ticari koyun yetiştiriciliğinde kaliteli kuzu eti üretmek için baba hattı olarak kullanılmasıdır.

Ortalama Döl verimi

Irk çok güçlü analık özelliğine sahiptir. Kolay doğum ırkın önemli bir özelliğidir. Ergin koyunların aralık ayındaki kuzu verimi ortalama  %180’dir. Bu oran Şubat’da %210-220’ye yükselir. Kuzular 7 aylık yaşta koça gelmekte ve kuzu verimleri %130 üzerindedir. Irk standartları, yetiştiriciler tarafından kendi sürülerini oluşturmak için kullanılmalıdır. Hakemler gösterilen hayvanların değerlendirilmesinde bu standartlara başvururlar. Kafa rengindeki değişimlerinin tanımlanması hayvanının yetiştirme bölgesi ve yetiştirici terciklerine göre yapılır.

Büyüme  Özellikleri

 

Ortalama Doğum Ağırlığı

0 - 56  gün arası ortalama günlük canlı ağırlık kazancı

Erkek Kuzular

 

 

Tek

5.0 kg

500 g / gün

İkiz

4.5 kg

420 g / gün

Dişi Kuzular

 

 

Tek

4.7 kg

395 g / gün

İkiz

4.0 kg

380 g / gün

Çoğuz

3.5 kg

330 g / gün

Ergin Ağırlıklar

 Koçlar: 100 - 150 kg

Koyunlar: 80-100 kg

 

Irkın geliştirilmesi ile özellikler iki kategoride toplanmaktadır; yapısal uyum ve ırk özellikleri.

Yapısal Uyum

Dişler

Dişler ideal olarak kısa ve düzgün yapılı olmalıdır.

Ayak

Ayaklar zarif ve dengeli olmalıdır.

Omuzlar

Omuzlar düz ve iyi etli olmalıdır. Omuzlar çok kaba yada çok dar olmamalıdır. Irk ta omuzda fazla yağ birikimi istenmez.  

Ön Bacaklar

Bu ırkta düzgün ve dengeli bacaklar çok istenir. Fakat, ne çok kapalı nede çok açık bacak tipi istenmez.

Bacaklar iyi renkte olmalıdır.

Kemikler ne çok kaba nede çok ince olmalıdır. İyi durumda hareket etmesi önemlidir.

Arka Bacaklar

Bacaklar çok geniş alanda yerleşmiş ve iyi bir şekilde olmamalıdır. Ayaklar tırnakları ne çok bükümlü nede çok düz olmalıdır.  Yine kemikler ne çok ince nede çok kalın olmalıdır. İyi hareket için denge önemlidir.

Testisler

Koçlar, iki adet normal bağlı, yeterli büyüklükte testise sahip olmalıdır.

Meme

Koyunların memeleri kusursuz ve küçük olmamalıdır

Irk Özellikleri

Bel

Bel, uzun, geniş ve derin, göz kası alanı geniş olmalıdır. Hayvanlarda et üzerinde fazla yağ birikimi olması istenmeyen bir özelliktir.  

But

Butlar, kalın, derin ve tam dolgun olmalıdır. But’un arka kısmı dolgun ve geniş olmalıdır. Bu ırkta dar ve ince but istenmez.

Gelişme

Hayvan yetiştiriciliğinde gelişme önemlidir. Ancak hayvan gelişirken iyi kalitede et üretmesi istenen bir özelliktir.  

Baş

Irkın tanımlayıcı özelliklerinden olan baş, tüysüz olması ile karakterize edilir. Deri rengi pembe ve krem tonunda olabilir.

Yapağı

Irk ne uzun nede çok kısa olan iyi bir yapağıya sahip olmalıdır. Yüzler ve bacaklar hariç vücudun tamam yapağı ile kaplı olmalıdır.

href="http://img.blogcu.com/uploads/ayhanceyhan_Charolais.jpg">

 

Charolais ırkı koyunların farklı ırklar ile entansi besideki performansına ilişkin değerler aşağıdaki gibi bildirilmiştir.

Tablo1. Suffolk (SU), Charolais (CO) ve OLIBS kuzularının Besi performansı

Melezler

Besi Başı Canlı Ağırlık

0-56 günde ortalama günlük canlı ağırlık kazancı

Besi Sonu Günlük Canlı ağırlık Arışı

Besi Süresi

0-56 yem değerlendirme

Besi sonunda yem değerlendirme

SU (32)

19.9a

365a

372a

73

3.4

3.5

CO (27)

18.4ab

327 b

344 b

80

3.7

3.7

OL (26)

16.8 b

335 b

340 b

83

3.5

3.8

LSD

2.3

28.8

24.4

ns

ns

ns

Mean

18.3

342

352

79

3.5

3.7

CV

5.6

3.7

3.1

5.4

5.9

8.9

 

Tablo 2. Charolais-cross (COx) ve Suffolk-cross (SUx)  kuzularının besi performansı

Melez

n

Besi Başı Canlı Ağırlık

0-41. günlük canlı ağırlık artışı

0-41. yem değerlendirme

Besi sonunda günlük canlı ağılık artışı

Besi sonunda yem değerlendirme oranı

CO

7

25.8

349

4.9

341

6.0

SU (1)

18

24.8

363

3.9

348

4.9

SU (2)

17

20.2

373

3.8

342

Ana Sayfa
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 11/2/2007 - Koyun ve Koç Sürüsünde Üreme Faaliyetleri

Kategori: Koyun

Koyun ve Koç Sürüsünde Üreme Faaliyetleri

Dr. Ayhan CEYHAN

Hayvan Yetiştirme ve Islahı Bölümü, Marmara Hayvancılık Araştırama Enstitüsü

Üreme oranı karlı bir koyun yetiştiriciliğinin belirlenmesinde en önemli bir faktördür. Koyun sürüsünün verimliliği üreme etkinliğinden diret olarak etkilenmektedir. Genetik özellikleri üst düzey olan bir koyunun eğer üreme yeteneği yok ise kasaplık olarak değerlendirilir. Hiçbir hayvan dış görünüşü için sürüde tutulmamalıdır. Amaç ve hedeflerimiz daha genel olarak önce ve şimdiki üreme sezonunda  sahip olacağımız kuzu üretimini belirlemektir. Koyunların üreme özelliklerini arıtırken  gerçek hedef işçilik ve zamanı azaltmaktır. 

Koyunlarda üreme özellikleri pek çok faktör tarafından etkilenmektedir. Bunlar genetik potansiyel, besleme durumu, çevre faktörleri, gün uzunluğu veya fotoperiyot, sağlık durumu ve diğer faktörlerdir. Bu faktörler hem koç hem de koyun için önemlidir. Çünkü pek çok koyun çoğuz doğum yeteneğine sahiptir ancak çevresel etmenlere bağlı olarak üreme oranları düşer. Fakat bu durum çevrenin iyileştirilmesi ile giderilebilir.

Koyunların Üremesi

Genel olarak pek çok koyun ırkı sezonal üreme özelliğine sahiptir. Koyunlarda kızgınlık başlangıcı genellikle gün uzunluğunun azalmasıyla başlar. Gün ışığı azaldığında koyunların kızgınlık döngüsü hormonal mekanizmanın başlamasıyla görülmeye başlanır. Bu periyot genellikle Ağustosun başlanıcı ile Eylül ayının sonunda başlar. Koyunların üremede pik noktası genellikle Eylül ayı ile Kasım ayı arasındandır. Koyunlar her 16-17 günde bir kızgınlık gösterirler yada  anöstrus periyotu başlatırlar. Koyunlar 24-48 saatler arasında koçu kabul ederler. Eğer bir döllenme olmuş ise koç katımından 144-152 gün sonra doğum olacaktır.

Koçların Ürem özellikleri

Koçların üreme sezonundaki performansı tüm yıl boyunca beklenmez. Ergin, kondüsyonlu  ve sağlıklık bir koça bir sezonda 75 koyun verilebilir. Ne yazık ki çoğu kez zayıf ve hasta koçlar kısırdır ve hiçbir koyuna aşamazlar.

Koçların verimlilik ve üreme kapasitesin belirlenmesi için ırkın sağlamlığıyla  başarısı değerlendirilebilir. Bir ırkın sağlamlığının ölçüsü dış görünüş, genel sağlık, ve kondüsyon, besi, bacaklar, gözler, dişler gibi özellikleri içerir. Skrotumun çevresinin ortalaması testis bölgesinin elle dokunulması ile alınabilir. Testisler sertleşmiş olabilir fakat bunu belirlemek zor değildir. Testisteki abseler görünmeyebiliriler bu ve benzer diğer durumlar verimliliği etkileyebilir. Penisde yapışma ve incime çürüme görülmüş ise kontrol edilmelidir.  Testis çevresi oldukça önemlidir.  Testis çevresi ile yaş arasında yakın bir ilişki vardır. Tabloda yaşa göre testis çevresi verilmiştir. 

Yaş (Ay)

Minimum Çevre (cm)

5-6

29

6-8

30

8-10

31

10-12

32

12-18

33

18+

34

Koyun ve sığırlarda testis çevresi fazla olan ebeveyinlerin yavrularının üreme özelliği, testis çevresi küçük olandan daha yüksek olduğu göstermiştir.

Koçlardan semen örnekleri ekektro ejakülat veya suni vajen ile toplanabilir.  Semen örneklerinden mikroskopla canlı hücre oranı, hareketlilik, anormal hücreli spermlar  bulunabilir. Sperma toplamak için suni vajen gibi yardımcısı aletlere gereksinim duyulur. Bununla birlikte deneyim gereklidir. Alet ve ekipmanların pahalı olması nedeniyle bazı yetiştiricileri bir araya gelerek bir merkezde toplanmaları daha cazip olabilir. Böylece fazla maliyetler daha fazla yetiştirici üzerine dağıtılabilir.

Koçlar dış parazitler karşı koç katımı öncesinde kırkılırlar. Koç katımı öncesinden 2-4 hafta önceden iyi bakım ve beslemeye tabi tutulur.

Üreme Üzerine Sıcaklığın Etkisi

Koyunların üreme yetenekleri genellikle yüksek sıcak ve nemden etkilenirler. Özelliklere vücut sıcaklığının artması gerçekte üreme problemine neden olur. Bu durum özellikle çevre sıcaklığının artmasından kaynaklanır. Ancak bu durum sıcaklık stersinden, hastalık, ve özellikle kızgınlık  periyodunda çevre sıcaklığının artmasıyla da meydana gelir.  Merada otlayan sığır ve koyunların otlaklardan fungusların bulaşmasıyla vücut sıcaklıklarının artış olduğu görülmüştür. 

Vücut sıcaklığının artması koyunların üreme oranın düşmesine, düşük ovilasyon oranına, düşük doğum ağırlığı, kızgınlık döngüsü veya embriyonik ölümlerde artışlar olabilir.  Koçlarda sıcaklık stresi 6-10 haftalık kısırlığa neden olur.

Genel yaklaşım sıcaklık stresinin önlenmesidir. Koyunlar sıcak günlerde taşınmaz ve hareket ettirilmez. Koyunlara doğal gölgelikler yapılabilir. Koç ve koyunların koç katımdan 2-4 hafta öncesinden kırkılması sıcaklık stresinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Sıcak günler boyunca koç katımı geçe yapılabilir. 

Besleme ve Yönetim

Bazı besleme ve idare tekniği vardır ki koyunların üreme etkinliğinin geliştirilmesinde kullanılabilir.  Koç katımından 2-4 hafta önce koyunlara ek yelmem uygulanır.  Ek yemlerin enerji içeriğinin kalitesinin artırılması  koyunların canlı ağırlığını artırır. Bu durum koyunların kuzulama oranını artırır, doğumların toplulaşmasını sağlar. Ek yemleme uygulaması düşük kondüsyonlu koyunların koç katım sezonuna hazırlanmasını sağlar.  İyi kondüsyonlu koyunlar sadece merada otlatılır. Koyu sürüleri serbest olarak tuz ve mineral verilmelidir. Bakır zehirlenmesine karşı dikkatli olunmalıdır. Yemlerin bozuk ve küflü olamamasına özel dikkat edilmelidir. Koç ve koyunlar ek yemlemeye kademeli olarak alıştırılmalıdır. Bazı özel durumlara kaşı aşı uygulaması tüm sürü için önerilebilir.

Seleksiyon

Döl veriminin kalıtım derecesi düşüktür. Bu yüzden döl veriminin ıslahı birden fazla generasyonda yapılır. Aşağıdaki noktalar dikkat edilerek damızlık seçimi yapılır.

1-Doğum sezonunda erken doğan ve ikiz kuzuların seçimi

2- İkiz doğurmuş genç koyunların seçimi

3- Üçüzlerin seçimi

4- Erkelerin kendi işletme koşullarına en iyi uyum sağlayanının seçimi

5- Kısa sürede kızgınlı sezonu biten sürüden

6- Erkelerin testis problemi olamamalıdır

Damızlık olacak kuzuların bakımı

Damızlı adayı dişi kuzular 12-14 aylık yaşta damızlıkta kullanılabilir. Bu yaşta damızlıkta kullanılmasının bazı avantajları vardır. Erken damızlıkta kullanılarak daha fazla kuzu elde edilebilir. Diğer yandan iç yağ depolaması daha az olacaktır. Seleksiyon da erken yaşta karar verilebilecektir. Doğum öncesi ve doğum sonrası ekstra bakım ve besleme olumsuz yanı olarak gözlenmektedir.

Koç Adayı Kuzuların Kullanımı

Koç adayı kuzular ancak, başarılı bir yetiştirme programından sonra sınırlı  şekilde kullanılabilir. İyi gelişmiş 7-8 aylık yaşta kuzular 15-25 koyun ile iyi bakım koşullarında çiftleştirilebilir.

Koç adayı kuzular üreme sezonu içinde iyi gözlemlenmelidir.  Genç koçlar üreme sezonunda genellikle ekstra bakıma ihtiyaç duyarlar. Koyunların aştırılması, akşam yada geçe    yapılması başarılı bir yetiştiricilik için gereklidir.

Bir koçun genetik yapısı doğumla birlikte başlar. Bu özellikler daha sonradan kazanılamaz yada kayıp etmez. Genç koçun kuzularının düşük doğum ağırlığında olur ata sözü gerçek değildir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 11/2/2007 - KOYUNLARDA DÖL VERİMİNİ ARTIRMA YOLLARI

Kategori: Koyun

 Ana Sayfa

KOYUNLARDA DÖL VERİMİNİ ARTIRMA YOLLARI

Bütün ekonomik faaliyetin esası kardır. Entansif üretim yapılan bir sürüde karlılığı artırmak için, ana başına, ya da yılda doğum başına kuzu sayısını artırmak gerekir. Döl verimi neslin devamlılığını sağlayarak, kalıtsal özellikler nesilden nesile geçer. Koyunlarda döl verimi genetik (Anne ve Baba)  ve çevresel etmenlere bağlı olarak değişir. Koyunlarda doğum başına yavru sayısını çoğunlukla ana tayin eder.  Koyunlarda döl verimini artırmak için hormon  uygulaması yapılır. Bu uygulamada amaç, döl verimini artırmak ve kızgınlığı düzenleyerek doğumların toplulaştırılmasını sağlamaktır.

1. GENETİK İYİLEŞTİRME

Döl veriminin genetik iyileştirilmesinde baş vurulacak yollar seleksiyon ve melezlemedir.

1.1. SELEKSİYON  

Yetiştirici düzeyinde döl verimin artırmak için yapılması gereken işlemler şöylece sıralanabilir.

a)       Kendileri ikiz doğmuş ve yüksek döl verimine sahip fertlerin ayrılması

b)       Arka arkaya iki yıl kısır kalan koyunların sürüden çıkarılması

c)       Canlı ağırlığı yüksek ve iyi gelişen koyunların damızlığa ayrılması

d)       Damızlık seçilen koçların özellikle yüksek süt ve döl verimli bir anneden doğmuş olması ile birlikte birbirine eşit ve bir çift yumurta olmalıdır.

1.2. MELEZLEME

Melezleme, koyun yetiştiriciliğinde  döl verimini artırmak için uygulana gelen bir yöntemdir. Melezleme;

a)       Daha çok döl verim ırka doğru melezleme (Çevirme melezlemesi)

b)       Sonradan yeni bir ırk olacak yeni bir koyun tipi elde etme (Birleştirme Melezlemesi)

c)       Kasaplık kuzu üretimi anası olacak şekilde yapılacak melezleme şeklinde sınıflandırılabilir.

2. ÇEVRESEL İYİLEŞTİRME

2.1.  KOYUNLARIN YEMLENMESİ

Değişik yaş ve özellikteki koyunların besleme ve yemleme şekillerinin farklı olacağı ortadadır. Nitekim besleme ve yemleme yönünden koyunlar 3 ana sınıfa ayrılırlar.

1.Damızlık olarak kullanılanlar

a-Kuzular

b-Aşıma hazırlananlar

c-Gebe koyunlar

d-Laktasyondaki (Sağımdaki) koyunlar

2.Besiye alınan kuzular

3.Koçlar

Damızlık Kuzular

Sağlıklı gelişme hayvancılığın temel unsurlarından biridir. Buda ana rahminde ve doğumdan sonra kuzuların yeterli beslenmeleri ile sıkı sıkıya ilişkilidir.

Kuzular için en önemli yem süttür. Damızlık kuzularda 2 hafta ana sütünden başka hiçbir şey vermeyip, 2.nci hafta sonundan itibaren yavaş yavaş kaliteli kaba yem ve kesif yem verilmelidir. Koyun sütünün kıymetli olduğu bölgelerde dahi damızlık kuzularda 8 haftadan önce sütten kesim yapılmamalıdır. Bölgemizde kaşak olarak tabir edilen ve kuzuların analarının yanında bir bölmede barındırılmaları ve canları istediği zaman analarının yanına geçebilecekleri şekilde bölmenin parmaklandırılması güzel bir uygulamadır. İlk haftalar bol yapraklı kaliteli yonca verilmesinde fayda vardır. Kesif yem ise 14-20 g dan başlamak üzere yavaş yavaş arttırılmalıdır. İşletme şartlarında hazırlanıp kuzulara verilebilecek kesif yemlere örnek olarak aşağıdaki Çizelge1’deki rasyonları verebiliriz.

Çizelge 1. Damızlık Kuzuların Beslenmesinde Kullanabilecek Rasyon (Yem) Örnekleri

I. Rasyon

II. Rasyon

III. Rasyon

Hammadde

Miktar

(kg)

Hammadde

Miktar

( kg)

Hammadde

Miktar (kg)

Arpa

650

Arpa

700

Yulaf  (Ezme)

360

Ayçiçeği Küspesi

180

Kepek

130

Mısır (Kırma)

330

Pamuk Toh. Küsp.

150

Mermer Tozu

14

Ayçiçeği Küspesi

140

Kepek

150

Tuz

6

Kepek

150

Mermer Tozu

14

 

 

Mermer Tozu

14

Tuz

6

 

 

Tuz

 

TOPLAM

1000

TOPLAM

1000

TOPLAM

1000

 

Meranın  durumuna  göre meraya çıkarılmış kuzulara  kesif  yem vermek  ekonomik  olmaz. Ancak  çok  bozuk kalitede olan meradan  dolayı ağılda bir  miktar kesif yem  takviyesi  gerekebilir. Meraya  ilk çıkış  günlerini 2 ila 4  saat  arasında tutmak, daha sonra içeri alıp bir miktar kaba yem vermekte  şişkinliği engellemek için iyi olur.

2.1.2. KOÇ KATIMI ÖNCESİ BESLEME

Koyunlarda bu dönemde yemleme oldukça önemlidir. Zira yapılan araştırmalar göstermiştir ki koç katımında dölün tutması, yaşayıp gelişmesi, hele ikiz döllerden birinin ana tarafından geri emilmemesi için ananın dengeli beslenmiş ve güçlü bir şekilde koç katımına girmiş olması şarttır. Hele bazı bölgelerde mer’a dönemini takiben hayvan iyice kondisyon olarak gerilemişken bu dönem besleme daha da önem kazanır.

Genellikle bu uygulamaya koç katım gününden 2-3 hafta önce başlamakta fayda vardır. Verilecek yem; eğer var ise kaliteli kuru yonca günde 500 g’dan başlayarak 1.5 Kg.a kadar verilebilir. Kaba yemimiz kaliteli değilse kaba yeme ek olarak günde 200-300 g dan başlamak üzere karma yem veya yulaf ve arpa kırması verilebilir. Yavaşça artırılarak bu takviye hayvanların durumuna göre 700-800 g a kadar çıkarılabilir. Fakat mer’ada yeşil ot bol ise ek yemi düşük tutmak ihtiyaca cevap verir. Bu dönem besleme koyunun koç alımından sonra 2 hafta daha devam ettirilmelidir.

2.1.3. GEBE KOYUNLARIN BESLENMESİ

Gebelikte ana kadar ana rahmindeki yavrunun beslenmesi de önemlidir. Gebelikte iyi bir besleme sağlıklı kuzu, kuzu doğum ağırlığı ve yaşama şansı yüksek kuzular sağlayacaktır. Gebelik süresince 6-10 Kg.lık bir canlı ağırlık artışına imkan sağlanmalıdır. Zaten bu ağırlığın büyük bir kısmı ana karnındaki yavru ve çevresini saran zarlar ve sıvılardır.

Beslenme açısından gebelik periyodu 2 ana kısma ayrılır;

2.1.3.1.  Gebeliğin İlk Yüz Günü

Bu dönemde ana rahminde yavrunun gelişmesi yavaştır. Anaya fazla bir yük bindirmez. Bu durumda ihtiyaçlar azdır. Fazla yetersiz beslemenin sakıncaları çoktur. Mer’a döneminde iseler meranın kalitesine göre davranmalı çok bozuk meralarda günde 500 g a kadar kaba yem verilmelidir. Eğer hayvanlar içeride iseler baklagil kuru otu veya çayır kuru otundan 1.5-2 Kg.a kadar verilebilir. Fakat kaba yemimizin kalitesine güvenemiyorsak hayvanların genel durumuna göre 400 g a kadar arpa veya karma yem verilebilir.

2.1.3.2. Gebeliğin Son Altı Haftası

Bu dönemde yavru ana karnında kendi ağırlığının 9 katına varan oranlarda büyüyeceği için ihtiyaçlar oldukça yükselir. Dolayısıyla beslemede karma yeme ağırlık vermekte büyük faydalar vardır. Kaba yemin kalitesine göre karma yemin miktarı 400 g’dan başlatılarak 1000-1100 g a kadar çıkarılabilir.

Yine işletme imkanları ile hazırlanabilecek karma yemlere örnekleri Çizelge 2’de verilmiştir.

Çizelge 2. Gebeliğin Son Dönemindeki Koyunların Beslenmesinde Kullanabilecek Rasyon (Kesif Yem)  Örnekleri

I. Rasyon

II. Rasyon

Hammadde

Miktar (kg)

Hammadde

Miktar ( kg)

Arpa

730

Buğday

680

Ayçiçeği Küspesi

50

Kepek

200

Mermer Tozu

14

Pamuk Küspesi

100

Tuz

6

Mermer Tozu

14

 

 

Tuz.

6

TOPLAM

1000

TOPLAM

Damızlık Saanen Teke
Niğde İli Koyun ve Keçi Yetiştiriciliği
Süt Keçilerinin Beslenmesi ve Barındırılması
Koyun Yetiştirme Programı (Çeviri)
ÖZGEÇMİŞ

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
Çukurova Üniversitesi
E-Devlet
Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü
Resim

Kategoriler

Arkadaşlar

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1
Son Sayfa |